• BIST 91.387
  • Altın 213,470
  • Dolar 5,3390
  • Euro 6,0627
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C
  • Lefkoşa 10 °C
  • Kazan -3 °C
  • Bakü 9 °C
  • Aşkabat 11 °C

Avrupa Birliği mi?

Hasan TOPÇULAR

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak AB maceramız Avrupa Ekonomik Topluluğuna 31.07.1959 da başvurduğumuzdan bu yana aşağı yukarı 59 yıllık bir süreç. Daha eskisi de var elbette. AB sonuçta oluşumundan bu yana sürekli isim ve yapı değiştirerek güncellenen bir mekanizma. Bizim ilk müracaatımız ise 1856 european council a üyelik müracaatımızla başlıyor.

 

European Council, Avrupa Kömür ve Çelik Birliği, Avrupa Ekonomik Topluluğu, Avrupa Güvenlik ve Ekonomik Konseyi derken Avrupa Birliği. Arada elbette Gümrük birliği var. Ne acıdır ki ülkemiz adına en az 60 yıllık bir kandırılma macerası aslında.

 

Bu kandırılma maceramızda onlara uyacağız diye (AB Muktesebatı) kendi kanunlarımızda bir kısmı kendi kültürümüze de ters olan onlarca düzenleme ve değişiklik yaptık. Hatta Gümrük birliği uğruna kendi tarım ürünü üretimimizi kısıtladık ve AB nin işaret ettiği ülkelerden tarım ürünü alır olduk. Örneğin yıllar önce Kanada’ya mercimek satıyorken artık kendimiz üretmeyerek ihtiyacımızın büyük bir bölümünü Kanada’dan alıyoruz.

 

Ekonomide, güvenlikte hatta en son Suriye Mülteci olayında dahi AB tarafından sürekli aldatılmamıza rağmen hala AB yolundan ayrılmamakta direnen siyasilerimiz maalesef çok fazla.

 

İşin aslı AB’nin pek fazla bir ömrü de kalmadı. Mülteci krizi 2015 senesinden bu yana AB ülkelerini daraltıyor. Esasen Türkiye Suriyeli Mültecileri tutmasa ve AB ye gönderseydi muhtemelen AB 2020 senesini göremeyecekti. Bunun üstüne İngiltere gibi AB kurucularından birisinin ayrılması birliği çok zora sokmuştur. Almanya’nın cesur bir hamle ile AB treninin lokomotifi olma çabası da AB’nin dağılmasını engelleme girişiminden başka bir şey değildir.

 

Oysaki devlet olarak bizim alternatifimiz çok fazla. Bu alternatiflerin en başında Türk Birliği geliyor.

 

İslam birliği, Şangay Birliği gibi birliklerde var elbette. Ancak Türk Birliği’ni benzerleri arasında en başa taşıyan şey diğer birlik ülkeleri ile Dil, Kültür ve Soy birliğinin de olmasıdır. Bu nedenledir ki Türk Birliği bizim açımızdan olmazsa olmazdır.

 

Örneğin AB yapılan hesaplara göre 2020 li yıllarda enerji ihtiyacının yaklaşık %70 lik dilimini ihraç alacak. Oysa Dünya Enerji yataklarının üstünde Türk Devletleri oturuyor. Doğalgaz, Petrol, Elmas, Altın, Bor gibi kıymetli yer altı zenginliklerinde dünya rezervlerinin çok büyük bir kısmı Türk Devletleri sınırlarında üretiliyor veya üretime hazır bir şekilde bekliyor.

 

Ekonomik birliktelik kurulduğu anda Türk Birliği üyeleri neredeyse dünyanın en zengin birlik üyeleri oluyor.  Güvenlik noktasında baktığımız zaman ise AB yi oluşturan Belçika, Çek, Estonya, Finlandiya, Slovenya, Malta gibi onlarca küçük devletçik ordusu ile Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Türkiye orduları kıyaslanamayacak yapıdadır. Teknolojik üstünlükten bahsedecek olanlar olabilir ancak emin olsunlar Türk Orduları da teknolojik olarak AB üyesi ülkelerin %80 lik bölümünden üstündür.

 

Üstelik ekonomik ve askeri olarak güçlü bir Türk Birliği eski tarihlerde olduğu gibi Dünya’ya nizam verebilecek, Doğu Türkistan, Kırım, Kerkük gibi mazlum soydalarının hakkını savunabilecek bir hale de çok rahat gelebilir.

 

Türk Birliği’ne bu gün çok yaklaştık. Ancak kat etmemiz gereken daha çok yolumuz var. İnanıyorum ki yarın Türk Birliği Mutlaka kurulacaktır. Bunun için Türk Milliyetçileri olarak daima hazır olmalı ve bu birlik için çalışmalıyız.

Avrupa birliği değil, yaşasın Türklerin birliği.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Türk Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.